Hüseyin Koç
Tarih: 03.04.2011 00:00
Amcabeye Mektup!
Bir ilçe var İstanbul’un tam ortasında, merkezinde. Gittik, gezdik, gördük ve geldik. Siyasi parti ilçe binaları ve yöneticileri de var en asilinden. Kalabalık bir nüfusu var, hem de çoğunluğu gençlerden oluşan. Bu ilçenin anlatmakla bitmeyecek daha neleri de var. Aslında yoklar, yokluklar, hiçler ilçesi, zenginliğin bolluğun değil. İnsanların sosyal ve siyasal geleceği ile oynanarak “ kader yazıcılığı” da var bu ilçede.
Kimdir bunlar; kimleri yer kimleri biçerler. Odalardan, borsalardan, poşetçilerden, köşecilerden nemalananlardır bunlar. Yazın yazlıklarda, kışın şömineli kışlıklarda yaşayan, dört çekerlere binip gezinenlerdir bunlar.
Birde bunların bir işaretiyle, seçildi görünen ancak tayin edilmiş, uzaktan kumandalı siyasi yandaşları da var. Kongre zamanı ağlayıp yalvararak kurulan tuzaklarlarla, gün gelir yönetici olurlar, gün gelir biat eden emir erleri olurlar. Emir erlerinin başına da marifetli mi marifetli, hürmetkar, yaşının adamı olmaktan biçare, sinsi planları görmezden gelen, dedikodu ve dedikoduculara taviz veren bir amcazadeyi koyarlar. Amcabey ve tayfası; tüzük, hukuk ve program pusulasını ceplerine saklayıp, karanlıkta iz sürerler.
Bunlar kurdukları bu statükocu yapıyla; halkı düşünme, iktidar olma, umut bekleyenlere umut olma, dertlere çare olma niyetinden maalesef uzaklaşmaktadırlar. Siyasi ikballeri, ekonomik çıkarları, tarlaları, odaları ve siyasi borsaları için, suçsuzları dahi kurban etmekten hiç çekinmezler. Bilinmelidir ki, Kafa kolcu ve kafa koparmacı bu acımasızlığa, insanlık onurunu çiğnemeye birilerinin dur diyeceği günler çok yakındır.
Gün gelir devran döner, ilçenin bu “seçkin seçicilerine” tüzük ve programa aykırı davrandıkları için hesap kesilir. O hesap günü geldiğinde; emeklerine saygı duyulmayan, gece sabahlara kadar aç susuz çalışan, seçimlerde bir oy nasıl arttırırım diye çabalayan insanlara da gün doğar. Herkes eteğindeki taşları döker ve o taşlar siyaset mezarlığına giden yollara döşenir.
Bir ilçe var İstanbul’un tam ortasında, merkezinde. Umarız ki olmaz, bu günden sonra hiç kimsenin tekelinde.
Hatırlatırım, taş yerinde ağırdır…
13.10.2010
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —