Cihangir Öztürk admin

Tarih: 20.01.2012 00:00

ADALETSİZ DÖNEMLER

Facebook Twitter Linked-in

ADALETSİZ DÖNEMLER

İnsanlık varoluşundan bu yana ilkel toplum, köleci toplum, feodal toplum, kapitalist toplum, sosyalist toplum ve komünist toplum gibi birtakım toplumsal dönemlerden geçti.

Adalet kavramı ile devlet kavramlarının tarihsel olarak ortaya çıkışları aynı zamanlara tekabül eder. İnsanlık ilkel toplumsal düzen döneminde adalet mefhumundan uzaktı. Çünkü ilkel toplumda insanlığa kurallar koyan, bu kuralları herkes için uygulayan bir devlet yoktu. Diğer bir ifadeyle ilkel toplum devletsiz ve adaletsiz bir toplumdu. Adaleti güç belirliyordu.

Ancak ilkel toplumsal düzenden Köleci Topluma geçen insanlık devlet olgusuyla karşılaşmaya başladı. İşte o dönemle birlikte devlet, köleliği ve onun karşısında efendiliği (köle sahiplerini) yasalarla tanımladı. Köle sahibi efendilerle, köleler arasındaki ilişkiler birtakım hukuk kurallarına bağlandı.

Ve yine tarihin bu çok eski dönemlerinden bu yana, hukuk ne yazık ki, hep efendilerden (köle sahiplerinden- varsıllardan) yana oldu.

Toplumsal düzenler ekonomik ve sosyal gelişmelerle birlikte değişti. Köleci toplum, üretim araçlarının gelişmesiyle yerini feodal toplumsal düzene, feodal düzen yerini makineleşme ve tezgahların gelişmesiyle birlikte kapitalist topluma bıraktı. Kapitalist toplumda kölenin statüsü de işçi (proleter) olarak adlandırıldı.

Ama devletin bu genel yapısı hep aynı kaldı. Devlet hep varlıklı olanın, güçlü olanın devleti oldu. Çünkü devlete ekonomik anlamda güç veren, destek veren sermaye çevreleri oldu. Öyle olunca da olması gereken devlet şeklini onlar belirlediler. Varsıllar bu işi doğrudan kendileri yapmasalar da devlet içerisine yerleştirdikleri adamları marifetiyle yerine getirdiler.

Ancak toplumda varlıklıların sayısının on katı, yüz katı, bin katı yoksul, işçi, köylü ve diğer kesimler de vardır. Devlet işte bu kalabalık kesimleri göreceli de olsa ikna etmek deyim yerindeyse gözünü boyamak zorundadır.

İşte bu göz boyayıcı devlet, adına Cumhuriyet diyerek, Demokrasi diyerek, hatta bizdeki gibi (ileri demokrasi ‘!’) diyerek toplumu uyutmaya çalışırken, bir hukuk sisteminin, ADALET kavramının arkasına saklanır.

Adalet ve hukukla ilgili dün yazmış olduğum yazımda, “hukuk, adalete yönelmiş toplumsal bir yaşama düzenidir.” Diye tanımlama yapmıştık. Ve demiştik ki: Hukuk toplumsal çelişkileri çözmek içindir.

Ne ilginçtir ki; başında “ADALET” sözcüğü bulunan bir partinin iktidarında hukuk, toplumsal çelişkileri çözme yerine derinleştirmeye başladı.

Dün bunun yeni bir örneğini yine yaşadık.

Hırant DİNK davasında apaçık örgütlü bir şekilde ve devlet destekli olarak bu cinayeti gerçekleştirmiş olan grupla ilgili mahkemenin verdiği karar toplumda infiale yol açtı.
Mahkemenin ( ne yazık ki yine Beşiktaş Adliyesinin, gazetecileri, yazarları, sanatçıları örgüt kurmak suçundan yargılayan bu mahkemenin), Ogün Samast, Yasin Hayal ve arkadaşlarının davasında “Örgüt Yok” demesi, bize apaçık HUKUK YOK anlamına gelmektedir.

Yazımın başında hukukun, adaletin olmadığı dönemin “ilkel toplum” olduğuna işaret etmiştim.

AK Parti bundan dolayı olmalı ki, hepinizin bildiğiniz gibi epeyce bir zamandan beri parti adının başındaki “ADALET” kelimesini de artık kullanmıyor. Adalet ve Kalkınma Partisi yerine, AK Parti diyor. Demek ki adaletsizliklerinin kendileri de farkında olmalılar.

Bakın bu mahkemenin hakimi, “Bu kararı verirken içime sindiremedim” diyor. Ama aynı mahkemenin savcısı, “örgüt suçlaması için her türlü belge ve doküman vardı” diyor.

Bu dava tolum vicdanında ses getirince esas hukukun başındaki kişiler, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve sulu gözlü Bülent Arınç beyler karardan dolayı üzüntülerini (!) belirttiler.

Vay anasını beeeee… Hala daha bu ülkede “hukuk var” diyebilirmisiniz?

Esen kalın.

                                                                                 19.01.2011
                                                                             Mümtaz TEMİZ
                                                                      mumtaz.tem@hotmail.com
 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —