AKP aşkının her şeye kadir olduğunu düşünenler son günlerde siyaseten darmadağın oldular. Aşkları meşkleri bitti, girdiler birbirlerine. İktidara gelmeden önce mazlumdular, melek yüzlüydüler, fakirdiler, şimdiki durumları da artık halka havale.
Güneşin doğduğu gibi doğudan doğdular. Batışları ise batıdan olacak ama güneşin batıdan güzellikler yaşatarak battığı gibi olmayacak. Bunlar doğdukları yerden acılar bırakarak batacaklar. Çünkü döktükleri timsah gözyaşları, kurdukları cemaat, tarikat, iktidar üçgeni ülke insanının büyük bedeller ödemesine sebep oldu. Haksız kazandıkları yüklü servetleri de alaşağı olmalarının en büyük nedeni olacak. Yoksulken baş döndüren servete sahip oldular, geldikleri yeri unutarak yaşam tarzlarını değiştirerek elitleştiler ve kötüleştiler.
Bir rüzgâr esti doğudan, batıya varmadan oldu fırtına ve kasırga. Girdiler birbirlerine, inatlaştılar, gizlilikleri ayıpları ayyuka çıktı. Maddi destekli, kirli kalemşorları kendilerinden olmayanlara yıllarca iftiralar ve nefretler yağdırırken, gün döndü ve bugün çarşaf çarşaf belgelerle, kasetlerle birbirlerine kin ve nefretlerini döküyorlar. Ser vermeden sırlarını veriyorlar. Ancak son pişmanlık fayda etmez. Çöküş ve yıkılış süreci başladı…
Devran tersine döndü ve bu gidişin sonundaki keşmekeşi çok yakında görürüz! Anlaşılan AKP halktan önce cemaate hesap verecek…
AKP’nin günahı çok sevabı ise yok! Yazık ettiler ülkenin 11 yılına. Ülkenin geri kalmışlığını yoksulluğunı şimdi giderayak hatırladılar. Yoksulluk geri kalmışlık iktidarlarının güçlenmesini sağladı. Feodal unsurların varlığını sürdürmesi işsiz yığınların günden güne artması, köylülerin yoksullaşması tek eserleri oldu ve işlerine geldi. Köyden şehre göçün hızlanmasını hazırladılar, ekonominin temel değerlerini hiçe sayarak. Türkiye’nin kalkınması ancak bu iktidarın başımızdan gitmesiyle gerçekleşir.
AKP sosyal güçleri sindirerek, baskı altına alarak, demokrasinin gelişmesine engel olmuştur. Türkiye’nin kalkınması için en büyük yükü çeken en az nimetlere sahip olan işçilerimiz bir güzel köleleştirildi. Sendikalar içi boşatılarak üzerlerine baskı kurularak tasfiye edilmişlerdir. Hak aramak suç olmuştur ve işçinin itici gücü olan sendikalar yandaşlaştırılmıştır.
Gençler ülkenin geleceğidir en dinamik en uyanık güçleridir. Faşizme emperyalizme ve haksızlıklara karşı çıkan gençler, Halkın yılmaz savunucularıdırlar. Onlar hiçbir menfaat ve çıkar ilişkisi olamadan objektif kararlar alanlardır. Ama AKP iktidarı özgürlüklerin savunucusu gençlerin dindar ve kindar olmaları için elinden geleni yapıyor. Her fırsatta çatışma alışkanlığını körüklüyorlar.
Ülkemizin çağ atlaması ve aydınlık ülke haline gelmesi ilerici, devrimci, Atatürkçü gençlerin yapılan baskılar karsında güç birliği oluşturması ile gerçekleşir. Ülkenin karanlığa gömülmesine en büyük engeldir gençler. Atatürk’ün dediği gibi “Bizi yutmak isteyen emperyalizme ve kapitalizme” karşı tüm toplum birleşmeliyiz. Çünkü tarih hiçbir zaman halktan yana olanların yenilgisini yazmamıştır. Halkın önüne geçilemez bir gücü vardır o güç bazen zalimleri bile iktidar yapar. O güçler yetkiyi alınca halkı ezerler ve aleyhine kararlar alabilirler. Ancak o nasırlı ellerin tarihleri tarih yaptığını unutmayarak karanlıkları yırtarak aydınlık yarınları hazırladığını da unutmamak gerekir. Asla hayalci değiliz. AKP iktidarının son yıllarda ne kadar güçlenmiş olduğunu da biliyoruz. Ancak bu iktidarın çatladığını görerek aydınlık yarınların yakın olduğunu da görüyoruz...