Tekstilkent Kooperatif ortaklarından Şenol Özyurt, “Faik Çetin Arı’ya Buradan Sormak İstiyorum” başlıklı yazısıyla yönetimi sert sözlerle eleştirdi ve Tekstilkent’in birilerinin arpalığına dönüştürüldüğünü öne sürdü.
Özyurt, hak, hukuk ve adalet vurgusu yaparak, hiçbir yasal dayanağı olmadan binlerce kat malikine “ısı katılım payı” adı altında faturalar kesildiğini ve ortakların bu bedelleri ödemek zorunda bırakıldığını ifade etti.

ISI KATILIM PAYI TARTIŞMASI: YASAL DAYANAK NEREDE?
Kooperatif yönetiminin, 4 bin 6 bağımsız bölüm malikine yönelik uyguladığı ısı katılım payı kesintilerinin hangi yasal dayanağa dayandığı sorusu halen cevapsız. Ortaklar, genel kurul kararı olmadan yapılan bu uygulamanın açık bir hak ihlali olduğunu savunuyor.
Daha da dikkat çekici olan ise, kooperatif yönetiminin gönderdiği resmi SMS ile kurulan sistemin tüm işyerlerini kapsamadığını bizzat kabul etmesi oldu. 40 farklı kazan dairesinden oluşan sistem kurulmasına rağmen, yalnızca 2 bin işyerine ısı pay ölçer takıldığı, geri kalan 2 bin 6 işyerinin ise sistem dışında kaldığı ifade edildi.
Bu durum, milyonlarca liralık yatırımın planlama ve uygulama açısından ciddi soru işaretleri barındırdığını ortaya koyuyor.
SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSU YAPILDI, PEKİ SONUÇ NE OLDU?
Kooperatif yönetim kurulu üyesi Nihat Yılmaz’ın 2015 yılında Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunduğu biliniyor. Ancak aradan geçen yıllara rağmen, İstanbul Ticaret Odası başta olmak üzere yetkili kurumların neden somut bir adım atmadığı merak konusu.
Bu kadar ciddi iddialar karşısında yetkili kurumların sessiz kalması, kooperatif ortaklarının devlete olan güvenini de zedeliyor.
127 BİN METREKARELİK PROJE: KİM KAZANDI, KOOPERATİF NE KAZANDI?
2007 yılında Tekstilkent’e ait 127 bin metrekarelik inşaat alanına sahip plazaların yüzde 75’inin Garanti Koza’ya, yüzde 25’inin ise Tekstilkent’e bırakılması kararı da halen tartışılıyor. Bu kararın kooperatif ortaklarının lehine mi, yoksa aleyhine mi olduğu sorusu bugüne kadar net şekilde cevaplanmış değil. O dönem sessiz kalanların ve bugün yaşanan gelişmeler karşısında susanların sorumluluğu da tartışma konusu.
KOOPERATİF ORTAĞINDAN YÖNETİM’E 10 KRİTİK SORU
Kooperatif ortağı Şenol Özyurt, yönetimin başındaki Faik Çetin Arı’ya şu soruları yöneltti:
65 bin metre boru döşenmesi için hangi genel kuruldan yetki alındı?
Bu proje için ihale yapıldı mı, ilan yayınlandı mı?
Teknik ve maliyet raporu hazırlandı mı?
Yüklenici firmanın yeterliliği araştırıldı mı?
Sözleşme hangi şartlarda yapıldı?
Kullanılan malzemelerin garanti süresi nedir?
Isı pay ölçerler kaça alındı?
Ortaklara kaça fatura edildi?
Bu sistemin toplam maliyeti nedir?
Kooperatif kasasından çıkan toplam tutar ne kadardır?
Bu soruların hiçbirine bugüne kadar kamuoyunu tatmin edecek açık ve şeffaf bir yanıt verilmiş değil.
KAYYIM ATANACAKSA, BURAYA NEDEN ATANMIYOR?
Buradan açıkça soruyoruz:
Kooperatif ortaklarının milyonlarca lirasının söz konusu olduğu iddialar neden denetlenmiyor?
Kooperatifler denetim dışı kurumlar mıdır?
Belediyelere kayyım atanabiliyorken, bu kadar ciddi iddiaların bulunduğu bir yapıya neden kayyım atanmıyor? Bu kurumun başındakileri kim koruyor?
Kooperatif ortaklarının şikayetleri neden dikkate alınmıyor?
KOOPERATİF ÜYELERİ, TİCARET ODASI VE BAKANLIK GÖREVE
Kooperatif ortakları artık sessiz kalmamalıdır.
İstanbul Ticaret Odası derhal görevini yerine getirmeli, denetim mekanizmalarını işletmelidir.
Ticaret Bakanlığı müfettişleri acilen kapsamlı bir inceleme başlatmalıdır.
Eğer ortada hukuksuzluk yoksa, yapılacak denetimler yönetimi aklayacaktır. Ancak iddialar doğruysa, sorumlular hukuk önünde hesap vermelidir. Çünkü hiçbir yönetim, hiçbir kurum ve hiçbir kişi hukukun üstünde değildir.