İktidar 11 yıllık yönetim sürecinde, iç ve dış dinamik çelişkilerinin gün yüzüne çıkmaması nedeniyle,''ben güçlüyüm'' imajını gerek vekilleri, gerekse ona oy veren tabanı üzerinde bugüne kadar devam ettirmiştir. Muhalefetin iktidara karşı, iktidarın yanlışlarını anlatma çabası da, basına uygulanan baskıcı anlayışı nedeniyle yeteri kadar etkili olamamış, dolayısıyla mevcut iktidar da ''ben güçlüyüm'' imajını ta ki Gezi direnişine kadar devam ettirmiştir.
Gezi direnişiyle, göstericilere uyguladığı orantısız güç,''güçlüyüm'' imajını yerle bir etmiştir. Gerek ülke içinde, gerekse yurt dışında eleştirisel baskılar iktidarı olumsuz yönde etkilemiş, uluslar arası arenada da kariyerinin sarsılmasına neden olmuştur.
Ne kadar gizlemeye çalışırlarsa çalışsınlar, iktidarda kırılmalar başlamıştır. Bu kırılmalar;
1-Dış egemenlerin baskısı
2-Müttefik cemaatlerin baskısı
3-Gezi direnişi ve barış süreci baskısı
4-Ekonomik kırılganlık...
Bununla birlikte Ortadoğu da kendi başına ''baş'' olma anlayışı''yeni Osmanlıcılık'' hevesleri, Mısır’daki tutum, müttefiki Obama'yı kızdırdı. Devam edelim;Gülen cemaatiyle didişmesi,özellikle de Gülen'nin Ulusal kanalın''kendisinin kişilik haklarına hakaret''ettiği nedeniyle şikayeti karşısında,AKP'li 2 üyenin de ret oyuyla reddedilmesi,RTÜK Başkanı Davut DURSUN' unda ret oyu vermesi,ısınmakta olan suyu kaynar duruma getirdi.
Zaman Gazetesi yazarı Bülent KENEŞ'in''iktidarın medyayı baskı altına alıp yeniden dizayn ettiğini'' yazması, Mehmet KAMIŞ'ın ise ''cemaatin AKP'ye oy vermesi için gerek kalmadığını'' yazması,iktidarla,cemaatin kılçları kuşanıp,soğuk savaşa başladıklarının somut göstergesidir.
Ayrıca,yine cemaatin Cumhurbaşkanı Gül'ün yanında yer alması,pamuk ipliğine bağlı ilişkiyi kopma noktasına getirmiştir.
Esas tarihi kırılma,2013 baharında Gezi direnişiyle yaşandı.İktidarın sindirdiği geniş kitleler,bu suskunluğunu,özgürlük,demokrasi odaklı Gezi eylemleriyle iktidarın kimyasını bozdu.İktidarın bu demokratik direnci polis baskısıyla bastırma çabası,içerdeki ve dışarıdaki imajını yerle bir etti.Ör:Umberto ECO'nun,BM deki Gezi direnişiyle ilgili demeci,iktidarın yıpranmışlığını hangi imaj kampanyasıyla düzeltilebilir ki?
Yine iktidarın ''barış süreci'' ile ilgili başlattığı politik çıkış,kamuoyu belleğinde ''bölünüyoruz'' düşüncesini hakim kılmış,kamuoyunun bu sessiz muhalefeti ''barış sürecinde'' yürütülen İmralı-Kandil görüşmelerinin yavaşlamasına,bu yavaşlama karşısında verilen sözlerin inandırıcılığını yitirdi endişesi Kandil'i tehditkar açıklamaya itmiş,bu açıklamalar,toplum tarafından seslendirilmese de,iktidara sessiz pretosto olarak ulaşmıştır.Bu anlamda ki kırılganlık ileriki süreçte daha da netleşecektir.
