Kurtuluş Savaşı’nı gerçekleştiren ve Cumhuriyeti kuran nesiller demiryollarının ne kadar önemli olduğunu biliyorlardı. Çünkü savaş devam ederken asker, yiyecek sevkiyatı yapılamıyordu. Herkes eli kolu bağlı bir şekilde ilkel yollarla bu sorunları çözmeye çalışıyordu. Başka çare yoktu. Çok acılar çekilmişti.
Bunun içindir ki, Amerikalı Chester şirketine Anadolu’da demiryolu yapması karşılığında 40 km genişliğindeki bir alanda maden arama imtiyazı verilmişti. Çünkü bir karış fazla demiryolu bu ülkeye çok şey katacaktı.
Konya’da yetişen buğday demiryolları olmadığından dolayı Haydarpaşa’ya sevk edilemiyor 100 Milyon Lira’lık bütçenin 20 milyonu, yani 5’te 1’i, Amerikan buğdayına gidiyordu.
Bir karış fazla demiryolu olsun ama kim yaparsa yapsın anlayışı hâkimdi. Vaziyet buydu.
Cumhuriyet’te Demiryolları
1910 yılında Fransa’daki demir yollarının toplam uzunluğu 64.900 km’di. Türkiye’de ise 1923 yılında toplam demir yolları uzunluğu sadece 4.136 km’dir.
Cumhuriyet’in ilanından 1950 yılına kadar 27 yılda 3.764 km demiryolu inşa edilmiştir. 1933’te bütçesi 216 Milyon Lira olan bir Türkiye olduğunu göz önünde bulundurmak gerekir. Bu çok önemli bir başarıdır. 1928 yılında Fevzipaşa - Diyarbakır arasına demiryolu yapmak için 20 Milyon Lira’ya ihtiyaç duyulmuş ve iç borçlanmaya gidilmişti! Batı’daki demiryollarından kar elde edilebiliyor ama Doğu’ya yapılan demiryollarından gerekli sayıda yolcu ve taşımacılık yapılabilecek sanayi olmadığından sürekli zarar ediliyordu. Ama yine de demiryolları hiçbir zaman önemini yitirmedi. Yatırımlara devam edildi.
Sonra ne oldu?
Ne olacak. Tabii ki Menderes Hükümeti Marshall yardımını alabilmek için Amerika yanlısı tutumunun dozunu arttırdı. Lastikli araçların, yani otomobillerin, ülkemize girmesi ve bunun teşvik edilmesi için demiryolları politikası bir tarafa bırakıldı, ağırlık karayollarına verildi. Demiryollarına yatırım çok büyük ölçüde azaltıldı.
Bugün
Bugün ise bütçesi 370 Milyar Lira olan bir Türkiye var. Ama her konuşmada Onuncu Yıl Marşı’ndaki Demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan sözlerine atıfta bulunarak demiryollarının kendi dönemlerinde önem kazandığını, demiryolları meselesinin marşlarda kaldığını söyleyen bir hükümet ve taraftarları var. Peki, öyle mi gerçekten de?
Devlet Demir Yolları verilerine göre 2004 – 2011 yılları arasında 1100 km demiryolu yapılmış. 370 Milyar Lira yıllık bütçe ile yılda ortalama 123 km demiryolları yapan bir hükümet nasıl olurda 10 yılda bütün savaşları kaybetmiş yeni bir yapıya bürünmüş, sanayisi olmayan, 1933 bütçesi 216 Milyon TL ile yıllık ortalama 140 km demiryolları yapan bir hükümet için bu ithamda bulunur?
Türkiye Cumhuriyeti’ni kuranlar nesiller için demiryolları bağımsızlıktı. Demiryolları olmadığından dolayı savaşlarda çok acılar, açlıklar çekmişlerdi. Bunun için demiryolları marşlara girmiş, halkın dilinden düşmemişti.
Demiryolları her zaman çok önemlidir. Bir ülkenin gelişmişliğinin göstergelerinden birisidir. Ulaşım bağımsızlığıdır. Özgürlüktür. Siyasete alet edilmemesi gerekir.
Cumhuriyetimizi kuran, bir karış fazla demiryoluna sahip olmamızı sağlayan herkesi saygıyla anıyorum.